A young actor's costume crisis leads to a series of hilarious mishaps on stage.
Yeni Iğdır Tiyatrosu: Hayal et: Kostüm Krizi
Oyuna son 10 dakika.
Yasin, dönem oyununda bir Fransız dükünü oynamaktadır. Ancak heyecandan titrediği için kuliste çayını kostümünün üzerine döker. Panikle askıdaki ilk beyaz şeyi kapıp giyer. Bu, bir sonraki oyunda kullanılacak olan aşçı önlüğü ve aşçı şapkasıdır.
Yeni Iğdır Tiyatrosu: Aynaya bakmaya vakti kalmadan sahneye fırlatılır.
2
Dekor Katliamı
Oyuna son 2 dakika
Sahneye çıkış perdesinin arkasında beklerken, dük gibi havalı bir dönüş yapmak ister. Fakat pelerini (daha doğrusu önlüğün bağcığı) sahnenin en büyük sütun dekoruna takılır.
Yeni Iğdır Tiyatrosu: Yasin panikle hamle yapınca koca saray sütunu, arkasındaki kraliyet tahtının üzerine devrilir. Çatırtı sesleri salondan duyulur.
Yeni Iğdır Tiyatrosu: Sahneye çıktığında seyirci, kafasında aşçı şapkası olan bir dük ve arkada yıkılmış bir saray görür. Rol arkadaşı Melis, gözleriyle Yasin'i keserken Yasin durumu kurtarmak için diz çöker: "Yüce kralım! Sarayınıza yapılan hain saldırıyı son anda atlattım.
Yeni Iğdır Tiyatrosu: Düşmanlar her yeri yıktı ama ben mutfaktan kaptığım bu siperlikle sizi korumaya geldim!" yalanını uydurur.
Yeni Iğdır Tiyatrosu: Oyunun can alıcı aşk itirafı sahnesine gelinir. Yasin romantik repliğini tamamen unutmuştur. Melis'in gözlerinin içine bakarak, o an heyecandan midesinden gelen sesle doğaçlama yapar:
Yeni Iğdır Tiyatrosu: Sana olan aşkım, bu gece mutfakta pişirdiğim en güzel çorbadan daha sıcak, fırından yeni çıkmış ekmek gibi tazedir.
Yeni Iğdır Tiyatrosu: Sonuç: Seyirci, oyunun klasik bir dram değil, savaşı ve saray hayatını mutfak üzerinden eleştiren dahi işi bir "post-modern komedi" olduğunu düşünür. Oyun bittiğinde salonda bir alkış tufanı kopar.
Yeni Iğdır Tiyatrosu: Yönetmen kuliste sinirden ağlarken, tiyatro eleştirmenleri ertesi gün köşelerinde "Yasin'in aşçı şapkası metaforu bir başyapıttı" diye yazarlar.