Ela Gül Özdemir: Hayal et: Günaydın" kelimeleri aynenizde sizin el yazınız gibi görünen bir yazı ile yazılmış — ama siz yazmadınız ve gece yarısında korkuyordu tabi onu kim yazmıştı sahiden bir Cin mi yoksa bir insan şaka olarak mı yazmış mı?

Ela Gül Özdemir: Hayal et: Günaydın" kelimeleri aynenizde sizin el yazınız gibi görünen bir yazı ile yazılmış — ama siz yazmadınız ve gece yarısında korkuyordu tabi onu kim yazmıştı sahiden bir Cin mi yoksa bir insan şaka olarak mı yazmış mı?

Ela Gül Özdemir: Elif çok korkuyor adayı yanına çağırıyor ve yazıyı sen mi yazdın sorar.

Ela Gül Özdemir: Hayır Elif ben hiç yazmadım zaten kim yazmış ki yoksa bunu cin mi yazmış mı?

Ela Gül Özdemir: O zaman korkutucu olan cinler yazmıştı.

Ela Gül Özdemir: İki kızlar çok korkuyor ve çok şaşırır ardından da hemen cinden korkarak kaçar.

Ela Gül Özdemir: İki kızlarda hemen eve gitmek ister ama cin tam da karşılarına çıkmak ister

Ela Gül Özdemir: İki kızların da kalmalarına asla istemez, her yere tuzak kurar, kendi tuzağına çeker.

Ela Gül Özdemir: Elif ve Nazlı gerçek cin çağırmışlar, o yüzden de gerçek cinler gelir, görünmezlik insanlara, insanlar onu göremez.

ImagineIf AI: İki kızın da gözü önünde duvarlar sallanmaya başlar, gerçek cinlerin varlığı hissedilir.

Ela Gül Özdemir: birinin ruhuna girer, ve mumlar bir anda çok yanar.

Ela Gül Özdemir: Daha sonra fısıldayan cinler herkesi takip edip öldürmeye çalışıyor.

Ela Gül Özdemir: Biri öldürdü ve şimdi ise diğerini öldürmeye çalışıyor, daha sonra ise onları kendisi gibi olmasını istiyor.

Ela Gül Özdemir: Tehlikeli cinler herkese musallat olmaya devam etmiştir.

Ela Gül Özdemir: İki kızların bedeniyle girer daha sonra da çıkmaz

Ela Gül Özdemir: Fısıldayarak herkesi öldür derse iki kızlarda hemen kendisini kontrol etmeye çalışıyordu ama kontrol edemiyordu ki öldürmek zorunda kaldı.

Ela Gül Özdemir: Ama polis insan bedenlerini bulamamıştır o yüzden o davayı kapatmak zorunda kalıyordu.

ImagineIf AI: Polislerin soruşturmasına rağmen cinlerin varlığına dair hiçbir kanıt bulunamadı.
