Özgür Bekdaş: Hayal et: Dünyanın dümdüz olduğu bir evren.

Özgür Bekdaş: Hayal et: Dünyanın dümdüz olduğu bir evren.

Özgür Bekdaş: Ama savaş ve toprak yok.

Özgür Bekdaş: İnsanların içinde özel güçler de vardır.

Özgür Bekdaş: İnsanlar bu tür şeylere önem verir ve güçlerini iyilik için kullanırlar.

Kaan Özübay: dünyanın sonundan ya düşersek.

Özgür Bekdaş: Galaksiler arası seyahatler başlamış, farklı gezegenlere gidiyoruz.

Özgür Bekdaş: Ardından farklı gezegenlere gidiyoruz.

Özgür Bekdaş: Bu gezegenler elips.

Özgür Bekdaş: İçlerine giriyoruz.

Özgür Bekdaş: Organizmalar görüyoruz.

Özgür Bekdaş: Devasa ve vahşi olanlar.

Özgür Bekdaş: Bizi yemeye çalışıyorlar.

Özgür Bekdaş: Kaçabiliyoruz.

Özgür Bekdaş: Ama hepimiz değil.

Özgür Bekdaş: Ardından başka birine gidiyoruz.

ImagineIf AI: Oraya vardığımızda daha ufak ama çok daha hantal bir şey görüyoruz. Kıpırtısız bir sıvı içinde kükreyen bir yaratık. Gördüğümüzde, onun yutabileceğini düşündüğümüz kadar büyük olduğunu anlıyoruz.

ImagineIf AI: Olmazsa da büyük olmalıydı, çünkü yutkundyor ve etrafındaki sıvı dalgalandı. Yaratık kıpırdamaya başlayalı beri sessizlik varken, suyun içinde dalgalanan sesler şimdi tüm çukurluğu sallandırıyordu.

ImagineIf AI: Sesler büyüdükçe, yaratığın boyutu da artıyordu. Önce ufak bir gölgesiyle, sonra iri bir gölgeyi sallanarak etrafında dolaşmaya başlıyordu. Çukurun dibinde bir titreşim hissettim.
