Irmak Çiçek: Hayal et: Zaman, o şatonun içindeki gümüş saatlerin akrep ve yelkovanı gibi acımasızca dönmüştü. Tam on dört yıl. On dört kış geçmişti o yıkımın üzerinden. Ama şato... Şato, o korkunç gecenin sabahında sanki hiçbir şey olmamış gibi, tek bir taşı bile yerinden oynamamış halde, o sinsi aydın.
