Tugay Pala: Hayal et: Sonsuz para bulmuş olsaydım...

Tugay Pala: Hayal et: Sonsuz para bulmuş olsaydım...

Tugay Pala: Parayı koyacak yer bulamazdım

GkrSgr: Sonsuz parayla bakkala giriyorsun, sakız alıyorsun, adam para üstü veremiyor çünkü sonsuzdan küçük bozuk para yok diyor.

Tugay Pala: ama sonsuz paran var, o yüzden bir şey almak için bir yere gitmene gerek yok. Hayal ettiğin her şey sana geliyor.

ImagineIf AI: Her şey elimde hazırken birden bakkal kapımı çaldı, sakızı geri istedi.

ImagineIf AI: Bakkalı içeri girdim, elimi sallasalar sakızımı gösterirdim. Ancak bakkal beni tanımadı, oynamaya devam etti, "Bu parayı bana nasıl ödersin" diyordu. Parmağımı paraya dokundurunca sakız tekrar ortaya çıktı.

ImagineIf AI: Bakkal, ellerimi tutup salladı, parmağımı paraya dokundurduğumda, sakızı değil, bir paket peynir çıktı. "Bu da ne?" diye bağırdı, ama ben gülüyordum, çünkü peynir de elimdeydi ve parmağıma dokundurduğumda daha fazla peynir çıkıyordu.

ImagineIf AI: Bakkalın şaşkınlığı iyice artıyordu, peynir çıkardığım her parmağımın dokunduğunda, farklı bir lezzetli yiyecek çıkıyordu. Kek, kurabiye, dondurma, her şey elimdeydi. Bakkalın yüzüne iyice bir sinirli gülümseme bulaştı.

ImagineIf AI: Bakkalın ağzından bir "Kazandın, kazandın" sesi çıkıyordu, ama yüzü hâlâ sinirden doluydu, çünkü ben hala peynirden kurabiyeye, sonra keke doğru ilerleyerek elimde yeni yeni yiyecekler yaratıyordum. Bakkal, parmağımı sakızdan önce bir kase çikolataya dokundurduğumda aklıma gel...
