Hayal et: Tüm övgü Allah'a aittir.

By Özgür Bekdaş · 100 segments · 3 contributors · 1 likes
Steve and Alex embark on a thrilling adventure to find diamonds in a Minecraft world, facing challenges and obstacles along the way.
adventureMinecraftdiamondssurvivalfriendshipdiscovery

Hayal et: Güneş Minecraft dünyasında parlıyordu.

Hayal et: Güneş Minecraft dünyasında parlıyordu.

Steve sabah erkenden uyandı.

Steve sabah erkenden uyandı.

Bugün büyük bir macera günüydü.

Bugün büyük bir macera günüydü.

Elmas bulmaya kararlıydı.

Elmas bulmaya kararlıydı.

Çantasını hazırladı.

Çantasını hazırladı.

- Tahta kılıcını aldı

- Tahta kılıcını aldı

Birkaç ekmek pişirdi.

Birkaç ekmek pişirdi.

- Yanına biraz meşale koydu.

- Yanına biraz meşale koydu.

Arkadaşı Alex kapısını çaldı.

Arkadaşı Alex kapısını çaldı.

“Hazır mısın?” diye sordu.

“Hazır mısın?” diye sordu.

Steve gülümsedi.

Steve gülümsedi.

“Elmas bizi bekliyor!” dedi.

“Elmas bizi bekliyor!” dedi.

İkisi yola koyuldular.

İkisi yola koyuldular.

Orman çok canlıydı.

Orman çok canlıydı.

Kuşlar ötüyordu.

Kuşlar ötüyordu.

Tavuklar etrafta dolaşıyordu.

Tavuklar etrafta dolaşıyordu.

Birkaç koyun gördüler.

Birkaç koyun gördüler.

Yün topladılar.

Yün topladılar.

Belki yatak yaparlardı.

Belki yatak yaparlardı.

Yolculuk uzun olacaktı.

Yolculuk uzun olacaktı.

Nehir kenarına geldiler.

Nehir kenarına geldiler.

Balıklar suyun içinde yüzüyordu.

Balıklar suyun içinde yüzüyordu.

Steve oltasını çıkardı.

Steve oltasını çıkardı.

Birkaç balık yakaladı.

Birkaç balık yakaladı.

Alex ateş yaktı.

Alex ateş yaktı.

Balıkları pişirdiler.

Balıkları pişirdiler.

Güzel bir öğle yemeği oldu.

Güzel bir öğle yemeği oldu.

Karnı tok, moralı yüksektiler.

Karnı tok, moralı yüksektiler.

Yolculuğa devam ettiler.

Yolculuğa devam ettiler.

Bir mağara girişi buldular.

Bir mağara girişi buldular.

- İçerisi karanlıktı.

- İçerisi karanlıktı.

Meşalelerini yaktılar.

Meşalelerini yaktılar.

Derinlere inmeye başladılar.

Derinlere inmeye başladılar.

İlk başta kömür buldular.

İlk başta kömür buldular.

Sonra demir cevherini gördüler.

Sonra demir cevherini gördüler.

Kazmalarını çıkardılar.

Kazmalarını çıkardılar.

Demirleri topladılar.

Demirleri topladılar.

“Bu işimize yarar,” dedi Alex.

“Bu işimize yarar,” dedi Alex.

Mağara daha da derinleşti.

Mağara daha da derinleşti.

Birden zombi sesleri duyduklar.

Birden zombi sesleri duyduklar.

Kalpleri hızlandı.

Kalpleri hızlandı.

Zombiler karanlıktan çıktı.

Zombiler karanlıktan çıktı.

Steve kılıcını salladı.

Steve kılıcını salladı.

Alex yayını çekti.

Alex yayını çekti.

Oklar zombilere saplandı.

Oklar zombilere saplandı.

Savaş kısa sürdü.

Savaş kısa sürdü.

İkisi de galip geldi.

İkisi de galip geldi.

“İşte bu!” diye bağırdı Steve.

“İşte bu!” diye bağırdı Steve.

Daha da derinlere indiler.

Daha da derinlere indiler.

Bir lava gölü buldular.

Bir lava gölü buldular.

Çok dikkatliydiler.

Çok dikkatliydiler.

Köprü yaptılar.

Köprü yaptılar.

Lavın üstünden geçtiler.

Lavın üstünden geçtiler.

Birden parlayan mavi taşları gördüler.

Birden parlayan mavi taşları gördüler.

“Elmas!” diye haykırdı Alix.

“Elmas!” diye haykırdı Alix.

İkisi de çok sevindiler.

İkisi de çok sevindiler.

Kazmalarını çıkardılar.

Kazmalarını çıkardılar.

Elmasları dikkatle topladılar.

Elmasları dikkatle topladılar.

Çantaları parıldıyordu.

Çantaları parıldıyordu.

Ama macera bitmemişti.

Ama macera bitmemişti.

Arkadan uğultu geldi.

Arkadan uğultu geldi.

Creeper yaklaşmıştı.

Creeper yaklaşmıştı.

Patlama sesi duyuldu.

Patlama sesi duyuldu.

İkisi de geriye sıçradı.

İkisi de geriye sıçradı.

Neyse ki zarar görmediler.

Neyse ki zarar görmediler.

“Az kalsın ölüyorduk!” dedi Steve.

“Az kalsın ölüyorduk!” dedi Steve.

Alex kahkaha attı.

Alex kahkaha attı.

“Macera böyle olur!” dedi.

“Macera böyle olur!” dedi.

Mağaradan çıkmaya karar verdiler.

Mağaradan çıkmaya karar verdiler.

Yolda örümcekler saldırdı.

Yolda örümcekler saldırdı.

Steve kılıcıyla örümcekleri kesti.

Steve kılıcıyla örümcekleri kesti.

Alex ipleri topladı.

Alex ipleri topladı.

“Bunlarla yay yaparız,” dedi.

“Bunlarla yay yaparız,” dedi.

Nihayet yüzeye çıktılar.

Nihayet yüzeye çıktılar.

Güneş batıyordu.

Güneş batıyordu.

Gökyüzü turuncuya dönmüştü.

Gökyüzü turuncuya dönmüştü.

- Bir ev yapmaya karar verdiler.

- Bir ev yapmaya karar verdiler.

Ağaç kestiler.

Ağaç kestiler.

Taş topladılar.

Taş topladılar.

Küçük bir kulübe inşa ettiler.

Küçük bir kulübe inşa ettiler.

İçine yatak koydular.

İçine yatak koydular.

Fırın yaptılar.

Fırın yaptılar.

Demirleri erittiler.

Demirleri erittiler.

Demir kılıç yaptılar.

Demir kılıç yaptılar.

- Zırhlarını güçlendirdiler.

- Zırhlarını güçlendirdiler.

Kendilerini güvende hissettiler.

Kendilerini güvende hissettiler.

Gece çöktü.

Gece çöktü.

Dışarıda iskeletler vardı.

Dışarıda iskeletler vardı.

- Ok sesleri duyuldu.

- Ok sesleri duyuldu.

Ama evleri sağlamdı.

Ama evleri sağlamdı.

İçeride ateş yanıyordu.

İçeride ateş yanıyordu.

Balıklarını yediler.

Balıklarını yediler.

Sohbet ettiler.

Sohbet ettiler.

“Bugün harikaydı,” dedi Alex.

“Bugün harikaydı,” dedi Alex.

Steve başını salladı.

Steve başını salladı.

“Ama daha büyük maceralar var.”

“Ama daha büyük maceralar var.”

Ertesi sabah uyandılar.

Ertesi sabah uyandılar.

Yeni bir yolculuğa çıktılar.

Yeni bir yolculuğa çıktılar.

Bütün övgü Allah'a mahsustur.

Bütün övgü Allah'a mahsustur.

Güneş doğarken yeni bir güzergaha yöneldiler.

Güneş doğarken yeni bir güzergaha yöneldiler.
Continue reading on ImagineIf →